Söylesenize en son ne zaman reddedildiniz?
Biraz benden bahsedelim..
Kasıtlı olarak yapmış olduğum bir arkadaşlık teklifinin ardından biraz önce reddedildim.. '' Bence insanın kendi egosuna attığı muhteşem bir kazık '' bu.. yapmak lazım bazen, törpülemek lazım egoyu.. :))
Bazı
bünyelerde bu his sanıldığının aksine rahatsızlık uyandırmak yerine bir
rahatlama ve huzur yaşatır ve acabaların son bulmasıyla bir defteri
kapatıp yeni defterler, gemiler vsvs gibi araçları kullanarak yelkenler
açabilir ve yeniden yazmaya başlayabilirsiniz..
Reddedilmenin
aslında mükemmel birşey olduğu bile söylenebilir.. Aşık tarafından
reddedilmek , çikolata uzattığınız arkadaşınız tarafından reddedilmek,
bir kedinin kendini sevdirmeyip sizi reddetmesi gibi durumlar
mükemmeldir aslında.. En sonunda zaman reddedilen kişiyi ızdırapla
vurulan, kırbaçlanan bir insandan inanılmaz bir erdemle kırbaçlayan
kişiye dönüştürür. Bir daha reddedilirsiniz yine kırbaçlanırsınız acıyla
ama sonrasında kırbaçlayan yine siz olursunuz.. Zamanı kontrol
edemediğimiz sürece bu sonsuza kadar bööyle gidecektir..
Şimdi geliyoruz asıl olaya..
Bazılarına
göre bir kız tarafından reddedilmek dünyadaki en fena durumdur ve hatta
dünyada bundan kötü bir durum varsa oda ilk defa bir kız tarafından
reddedilmektir.. Bu dumur olduğunuz durumlar gitgide daha az acı vermeye
başlar.. Önce şunu bi anlamak lazım, dünyada hergün onlarca insan
reddediliyor. Niye takarsınız bu kadar ey insanlar. :) unutmayin ki '' Dünyanın yarısı karsi cins '' ..
Dünya
ortalamasını bilemiyorum ama Türkiye'de yaşayan bir erkeğin bir kıza
düşüncelerini açtığında %90 ihtimalle başına gelen bir olay.. Tabi
sorabilirsiniz Bu %10luk kesim birlikte olanlar mı? Hayır efenim..
Birlikte olan insanların ilişkileri zaman içerisinde öyle bir hal alıyor
ki birinin ötekine açılmasına gerek bile kalmıyor.. Sadece var olan bir
duruma '' Ad '' koymak kalıyor.. Sadece merhaba
dediğiniz bir insana hadi çıkalım derseniz o %90lık kesim gibi '' dumur
'' olursunuz.. Ben dumur olmadım ama bu yazının ne denli doğru olduğunu
kanıtlamış oldum sanki :))
Başımdan geçen küçük bir olayı anlatıp son vereceğim bu nota..
Bir gün duman konserindeyiz arkadaşlar falan kafam gayet güzel.. Taş bir hatun gördüm ve yanına yaklaştım ;
- Naber ?
- Tanışıyomuyuz?
- Hayır..
Hemen kafasını çevirdi ve konseri izlemeye devam etti.. Gülerek uzaklaştım bende. eheheh :))
Uzun
lafın kısası heycanlı bir giriş, umutlu gelişme evrelerinden sonra
gelen fena bir sıçış evresine girmektir.. Kahraman eşekten düşeerr ve
film orda biter :))
Takmayın sakın.. ;D

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder