15 Mart 2012 Perşembe

Yağmur..

Doğanın ve tanrının gözyaşlarıdır aslında.. Yağmurdan kaçan ve saklanan insanları anlıyamıyorum, damlalar akarken gökyüzünden şehrin sokakları en güvenli, en güzel yerler olur bir anda.. Bir çatının altında bekleyen insanları itip yağmura karışmak bambaşka bir olay.. Asla acele edilmemeli, o yağarken hissetmek için yavaşça yürümeli.. O an belki hiç bir şeyi umursamaz ve belkide bir şarkı mırıldanarak ağır adımlarla yürürsünüz.. Dünyanın en saf ve en temiz susuyla ıslanmak, toprakla bütünleştiği andaki muhteşem kokuyu solumak, bazen şiddet dolu bazense huzur veren sesini dinleyerek yürürsünüz altında.. Belkide tanrının kendisi ağlıyordur.. Sizin için, karşınızda yürüyen adam için, yolda ıslanan bir çocuk için.. Tüm günahlar ve tüm hayatlar için.. O'nun gözyaşları altında yürürken temizlenirsiniz, birden yağmur kadar saf ve temiz olursunuz ve ardından gülümsemeye, belkide kahkaha atmaya başlarsınız :)

Çünkü yağmur, Tanrının gözyaşlarıdır..

Ağlamak da güzel şey..

Belki şuan saatlerce yapmak istediğim tek şey. Uzun bir aradan sonra ihtiyacım olan şey.. Bazen boğazına takılır gibi olur acıtır. Uzun süren bir yorgunluk, giderilmemiş giderilememiş çaresizlikler, uzatmaları oynadığınız bir mutsuzluk sürecinde yada çok mutlu olduğunuz bir anda döktükçe kurumaya yüz tutan gözyaşları.. Bilemezsin!! Gözyaşların öylesine yoğunlaşır ki vücudun kaldıramıyor, sığmıyordur içine bazı şeyler.. O kadar yoğundur ki belkide ağlayan gözlerin değil ruhundur.. Aniden oluverir, engel olamazsın..

Ama en güzel yanı ise, hala birşeylere değer verebilecek kadar yaşadığını gösterir..

Gülmek kadar güzeldir..

Reddedilmekte güzeldir..

Söylesenize en son ne zaman reddedildiniz?

Biraz benden bahsedelim..
Kasıtlı olarak yapmış olduğum  bir arkadaşlık teklifinin ardından biraz önce reddedildim.. '' Bence insanın kendi egosuna attığı muhteşem bir kazık '' bu.. yapmak lazım bazen, törpülemek lazım egoyu.. :))

Bazı bünyelerde bu his sanıldığının aksine rahatsızlık uyandırmak yerine bir rahatlama ve huzur yaşatır ve acabaların son bulmasıyla bir defteri kapatıp yeni defterler, gemiler vsvs gibi araçları kullanarak yelkenler açabilir ve yeniden yazmaya başlayabilirsiniz..

Reddedilmenin aslında mükemmel birşey olduğu bile söylenebilir.. Aşık tarafından reddedilmek , çikolata uzattığınız  arkadaşınız tarafından reddedilmek, bir kedinin kendini sevdirmeyip sizi reddetmesi gibi durumlar mükemmeldir aslında.. En sonunda zaman reddedilen kişiyi ızdırapla vurulan, kırbaçlanan bir insandan inanılmaz bir erdemle kırbaçlayan kişiye dönüştürür. Bir daha reddedilirsiniz yine kırbaçlanırsınız acıyla ama sonrasında kırbaçlayan yine siz olursunuz.. Zamanı kontrol edemediğimiz sürece bu sonsuza kadar bööyle gidecektir..

Şimdi geliyoruz asıl olaya..

Bazılarına göre bir kız tarafından reddedilmek dünyadaki en fena durumdur ve hatta dünyada bundan kötü bir durum varsa oda ilk defa bir kız tarafından reddedilmektir.. Bu dumur olduğunuz durumlar gitgide daha az acı vermeye başlar.. Önce şunu bi anlamak lazım, dünyada hergün onlarca insan reddediliyor. Niye takarsınız bu kadar ey insanlar. :) unutmayin ki '' Dünyanın yarısı karsi cins '' ..

Dünya ortalamasını bilemiyorum ama Türkiye'de yaşayan bir erkeğin bir kıza düşüncelerini açtığında %90 ihtimalle başına gelen bir olay.. Tabi sorabilirsiniz Bu %10luk kesim birlikte olanlar mı? Hayır efenim.. Birlikte olan insanların ilişkileri zaman içerisinde öyle bir hal alıyor ki birinin ötekine açılmasına gerek bile kalmıyor.. Sadece var olan bir duruma '' Ad '' koymak kalıyor.. Sadece merhaba dediğiniz bir insana hadi çıkalım derseniz o %90lık kesim gibi '' dumur '' olursunuz.. Ben dumur olmadım ama bu yazının ne denli doğru olduğunu kanıtlamış oldum sanki :))

Başımdan geçen küçük bir olayı anlatıp son vereceğim bu nota..

Bir gün duman konserindeyiz arkadaşlar falan kafam gayet güzel.. Taş bir hatun gördüm ve yanına yaklaştım ;

- Naber ?
- Tanışıyomuyuz?
- Hayır..

Hemen kafasını çevirdi ve konseri izlemeye devam etti.. Gülerek uzaklaştım bende. eheheh :))

Uzun lafın kısası heycanlı bir giriş, umutlu gelişme evrelerinden sonra gelen fena bir sıçış evresine girmektir.. Kahraman eşekten düşeerr ve film orda biter :))

Takmayın sakın.. ;D